13 Ekim 2016 Perşembe

Bekle

Bekle can bu da bitecek. Tek ettiğin sitem kitap okumadığın günlere olsun. Küçükken okuyup büyük adam olacağım diye söz vermedik mi her birimiz? Babama verdiğim bir söz var; verdiğim tüm sözleri tutacağım diye. Tuttum, tutuyorum, tutacağım.
Yapmadım mı hatalar da peki? Yaptım. Ama kim yapmadı ki deyip suçlamayacağım kimseyi. Büyüklük sorumluluğu da gerektirmez mi? Şimdilerde büyüğüm diyemem ama çok küçüktüm o zaman. Hem özür de diledim. Bazen özür dilemekten başka bir şey gelmiyor dilden. Eldense uzun süredir bir şey gelmiyor zaten. Aslında özür dilemek de çok klişe oldu artık. Bir daha birini kırarsam özür değil, af dileyeceğim.
"Affet lütfen." Bu manasını daha çok karşılıyor gibi.
Umarım kimseyi kırmam. Af dilemek istemediğimden değil, gerçekten kimseyi kırmak istemediğim için.
Hem ben beni kıranları çoktan affettim. Unutmasam affetmezdim belki. Hatırlamıyorum ki.
Ne zaman çocukluktan çıkıp genç oldun desen annemin misafire kahve yaparken sende ister misin diye sorduğu ilk günü söylerim.
O tam tarihin bu olduğunu bilmez ama o günden beri daha az hata yaptım ben. Çocukken kahve istediğimde küçükler kahve içmez derdi. Bir süre sonra sormayı bıraktım bende. İşte o gün yaşadığım gururu hiç bir zaman yaşamadım sanırım.
Bir çok insanın gurur duyduğu şey bende daha çok endişe uyandırır. Üniversite bittiğinde mesela. İnanır mısın bir parça gururlanamadım. Belki bana hiç bitmeyecek gibi geldiği için bitmesinin şaşkınlığıyla böyle hissetmişimdir.
Sevinmedim de diyemeyeceğim. Hem sevinç hem endişeyi nasıl aynı anda yaşar insan? Sanırım bunu en iyi deneyimlemek için baba olmamız gerek.
Baba olmak ister misin diye sorsan şimdilik hayır derim.
O kadar çok şey bilmiyorum ki böylesi çok daha hayırlı.
Öğrenmeye aç, eğitilmeye muhtaç bir yapım var. Tek başına çalışmak bazen sıkıcı. Ve işin ilginci mezun oluncaya kadar gittiğim okulları da pek sevemedim ben. Bu kaybedince anlamak gibi bir şey.
Çok açık ki büyüyemedim henüz. Büyük insan elindekinin kıymetini kaybetmeden bilen biri olmalı.
Güzel günleri beklemekten sıkıldım. İnsan elindeki günü güzel kılmalı. Yine de daha güzeli için beklemek gerekiyorsa beklerim. Daha güzel günlerde tekrar görüşelim…

Sen de gelsen birlikte beklesek?

5 Ekim 2016 Çarşamba

Unutulmaz

Elini uzatsan ulaşırdın aslında. Şimdi aramızda koca koca binalar, yollar, tarlalar, adalar ve denizler var. Bir baktığımız gökyüzü aynı. Onu da güney yarım küreye gidip farklılaştırasım var...
Uzaktayken herkes özler. Yanındayken özlemek olay.
Gerçekten o kadar çok sevmeyip de seviyorum, ölüyorum, bitiyorum diyenlere kızıyorum en çok.
Ve sakinim aslında diğer tüm konularda hiç olmadığım kadar.
Denize fırlatmıyorum artık çakıl taşlarını. Sana ulaşmasın diye yaptığım dalgalar.
Sonbaharda uçuşan yapraklar kadar sevebilirdim seni. Yapraklar büyüdükleri ağaçları severdi o kadar. Koşullar izin vermeyince düştüler onlarda. Rüzgarda savruldular.
Sonuç? Yok. Ama rüzgar önemli. İster İlhan Şeşen'den ister Barış Akarsu'dan dinle şimdi...

Bazı şarkılar unutulmaz...